Kültür · Sanat · Edebiyat
Blog

BASTIRILMIŞLIK HİSSİ VE ÇEVRE FAKTÖRÜ

Beyza Akgünoğlu 01 May 2026 47 okunma
BASTIRILMIŞLIK HİSSİ VE ÇEVRE FAKTÖRÜ


Hislerimizin çoğunu içimizde geçiştirerek yaşarız aslında. Büyük küçük çoğu duygu öyle üzerinde durmadan geçip gider zihnimizden. Hayatın hızlı akışında düşünmeyiz ki bu duygu bize ne anlatmak istiyor. Zamana bırakıp geçmesini bekleriz. Çünkü hep kötü duygulardan kaçmamız öğretildi. Hep güzel düşünceler sağıklı kabul edildi. Biz de bize öğretilen doğrultusunda olumsuz duygulardan kaçtık hep. Üstünü kapatıp sessizce geçmesini bekledik. Oysa her bir duygunun, aklımızda dolaşan her düşüncenin bize anlatmak istediği bir şey vardır. Çağrıştırdığı bir durum, işaret ettiği bir ilham vardır.

 

Bugün bu gizli kalmış duygular üzerinde durmak geldi içimden. Çevremizde bir sürü insan var ki; kendi yaşamına uymadığı için, oluşturduğu kimliğe ters düştüğü için duygularından kaçmakta olan. Aslında içindeki hisleri birer birer farklı insanların yüzlerinde arayan... dışarı yansıtamadığı hisleri koca birer öfke topuna dönüştürüp etrafa saçan... halbuki serbest bırakacağı o hisler onu diğerlerinde bir adım yaklaştıracak, yadırgadığı o insanlarla çok güçlü bağlar oluşturacak. Ama insanoğlu işte yaşamadan bilemiyor, elindeki tecrübelerle de yola devam etmeye takati kalmıyor kimi zaman.

Bastırılan duygulardan yola çıkarak söylemeliyim ki her insanın bunu yansıtma şekli farklıdır. Kimisi bu bastırılmışlık hissini çevresine karşı anlayışlı, her zaman iyi niyetle yaklaşan tavırlar sergilerken kimi de tam tersi yaşadığı bastırılmışlık hissinden sorumlu tutacağı birileri arar. Bu; insanın hayatı boyunca yaşadığı durumlar, yetiştirilme tarzı ve büyüdüğü çevre son derece ilgilidir. Olaylara verdiğimiz tepkiler aslında kimliğimizin, bizi kimlerin yetiştirdiğinin ve genlerimizin bile birer yansımasıdır. İşte bastırılmış duygularımız da aynı şekilde yaşadığımız topluma göre şekillenir.

İnsan hangi ortamda olursa olsun, içindeki sese kulak vermeli. Toplumsal kurallar çerçevesinde hayatımızı ve fikirlerimizi paylaşma özgürlüğümüz olduğunu savunmalı, bu yönde hislerimizi rahatlıkla ifade edebilmeliyiz. Unutmayın ki iyi ya da kötü her duygu bize bir şeyler söylemektedir. İyi duygular gibi olumsuz olanları da dikkate almalı ve hayatımızın gerekli noktalarında bunlara kulak vermeliyiz. Hislerimizin ve kalbimizdeki sesin bizi daha aydınlık günlere çıkarması temennisiyle.