Umuda Yelken Açan Vicdan: Sumud Filosu
İnsanlık tarihi boyunca umut, hep o uzak ufuk çizgisinin ardında saklı durmuştur. O ufka ulaşmanın yolu ise bazen uçsuz bucaksız deryalardan geçer. Denizin o bitmek bilmeyen maviliği, yüzyıllardır mazlumun sinesinde bir ferahlık, zalimin uykusunda bir fırtına olarak umut taşımıştır. Bugün o asil umut, rotasını yeniden Gazze’ye, insanlığın kanayan yarasına çevirdi.
Bu kutlu serencam aslında yabancısı olduğumuz bir yolculuk değil; o, Mavi Marmara ile başlayan onurlu bir yürüyüşün mirasıdır. Madleen, Hanzala, Vicdan Gemisi ve nihayetinde bugün denizleri aşındıran Özgür Sumud... Her biri, bir öncekinin bıraktığı yerden bayrağı devralan direniş sembolleridir. Deryalar zaten aşinadır bu yolculuklara; ancak bu sular, zulme bigane kalanları değil, kalbi Kudüs hür olana, Gazze özgürlüğüne kavuşana dek çarpanları bağrına basar.
Sumud Filosu, modern dünyaya çok keskin bir gerçeği haykırıyor: İktidar olmak ile muktedir olmak aynı şey değildir. Sözüm ona dünya ülkelerinin, sözüm ona muktedir liderleri derin ve utanç verici bir sükût içindeyken; onurlu halklar, devletlerin yapamadığını yaparak zulme karşı yek yürek olmayı başardılar. Bu sivil inisiyatif, sadece bir gemi hareketi değil, küresel bir vicdan ayaklanmasıdır. Dev bütçelerin ve orduların sustuğu yerde, bir grup yürekli insanın gösterdiği bu cesaret, adaletin sadece makamlarda değil, meydanlarda ve dalgaların arasında kazandığını kanıtlıyor.
Şimdi bu umudu taşıyanlar, ummanla hemhâl olmaya, hırçın dalgalarla yarenlik etmeye gidiyorlar. Niyetleri belli, menzilleri kutlu: Bir gün elbet Aksa’nın kubbelerine tevhit kasideleri yazılacak ve bu sessizlik sona erecektir.
Ancak bugün, aşağılık ve menhus bir zihniyet, bu umudu henüz limanlardayken baltalama cüretine girişiyor. Uluslararası sularda gösterilen bu pervasızlık, aslında sadece bir filoyu engelleme çabası değildir. Bu saldırganlık, insanlığın ortak haysiyetine saldırıdır. Eğer bugün bir avuç gönüllü, insani yardım götürmek için engelleniyorsa; bu zulüm ve bu zulme sessiz kalma hastalığı, artık tüm insanlığın ortak günahı haline gelmiştir.
Sumud, kelime anlamıyla "direniş" ve "sabit kadem olmak" demektir. Filo engellense de, dalgalar durdurulsa da ufukta saklı olan o umut, bir yolunu bulup karaya çıkacaktır. Çünkü deryanın maviliği bir kez umutla boyanmıştır ve o boya, Gazze özgür olana dek silinmeyecektir.