Kültür · Sanat · Edebiyat

"Düşündüren"bir manzara...

Yüksel Çapal 20 August 2026 34 okunma
Okuma Araçları: |
"Düşündüren"bir manzara...

Bazı insanlar bu hayatta ciddi görevler üstlenir. Mesela, insanlara hatta hayvanlara da ne yapmaları gerektiği ile ilgili mesajlar vermek... Bunun yollarını bir şekilde bulur ve faaliyete dökerler. Dertleri kırıcı olmak değildir ama bazen bunu da kolayca başarabilirler. Yüksek öngörüleri sayesinde her şeyin önünü sonunu kestirip önlem almaya hızlı bir şekilde geçiş yaparlar. Ve herkesten böyle olmalarını beklerler. Dünyayı onlar kurtaracak gibidirler. Belki de öyledir tabii ama biraz da üslup üzerinde çalışma yapsalar Allah'ın onlardan muradını daha güzel gerçekleştirme durumları olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. :) Otobüs durağındayım. Güneşin ısıtmakta cömert davrandığı bir gündü. Dışarıda işlerim vardı. Büyük bir kısmını halletmiştim ve yorulmuştum da. Bir an evvel eve gitme telaşındaydım. Durağa geldiğimde bankta bir iki kişilik yer vardı. Otobüsü beklerken oturmak iyi de olurdu. Ama bir kedi dostumuz bir kısmını kapmıştı. Pek birşey demeyeyim dedim. Kenara geçtim, beklemeye başladım. Önümde genç bir kız ve annesi vardı. Kadın boş olan yere bir baktı-orada hâlâ kedi dostumuz duruyordu-sonra önüne döndü. Kedinin yanında oturan orta yaşlı bir bey, kadına "Gelin böyle oturun." deyip kedinin yanını gösterdi. Kadın "Yok, ben onun için bakmadım." dedi. Tekrar önüne dönüp kızıyla ilgilenmeye başladı. Az sonra yaşlı bir adam durağa geldi. "Düşünceli Bey" bu kez dayanamayıp kediye doğru dönüp, biraz yüksek olan ses tonuyla "Haydi kalk da insanlar otursun." dedi. Kızmak gibi değildi. Uyarıyor gibiydi. Kedi aşağıya atladı. Bir kenara kıvrıldı. Yaşlı adam oraya geçerken bir de onun yaşlarında bir kadın geldi. İkisi de boş kalan yerlere geçtiler. O sırada bineceğim otobüsü görmek beni mutlu etmişti. Hemen sıraya geçtim. "Düşünceli Bey" de arkamdan bindi. Oturacak bir iki koltuk vardı. Ben cam kenarı bir yer buldum, oturdum. "Düşünceli Bey"de benim yan tarafıma geçti. Önümüzdeki koltuklardan birinde 10-12 yaşlarında bir erkek çocuğu vardı. Binenler arasında yaşlı bir adam ve yanında genç bir hanım vardı. Bizim oturduğumuz yere yaklaşırken, genç hanım yaşlı adama arkadaki boş koltukları gösterdi. Bizim önümüzdeki çocuğu ima eden birisinin "Burada çocuk varken arkaya geçmeye uğraşma." gibi bir şey dediğini duydum. Çocuk da duydu ve kalkıp yer verdi. Diğer tarafta bir yaşlı adam daha vardı ve o da çocuğun kalktığı yere doğru yönelince, ona yakın oturan bir genç de "Gelin siz de böyle oturun." deyip kalktı. O sırada "Düşünceli Bey" de bu olanları izliyordu. Yine kendini tutamayıp o yüksek tonda sesiyle "Geç amca, otur. Şimdiki gençler ne güzel yer veriyorlar maşallah." dedi. Bu kez sesinde manidar bir durum vardı. Bazıları dönüp yüzüne baktılar ama pek bir şey diyen olmadı.Benim de yüzümde bir tebessümle olayı izlediğimi farketti.Bir şey diyecek gibi oldu fakat vazgeçti. Ben de cama doğru dönüp dışarıyı seyretmeye başladım. O, içinde neler yaşıyordu, ne düşünüp böyle davranıyordu bilinmez ama biraz önce söylediklerini demeseydi eminim rahat edemeyecekti. "İnsanın kendini farketmesi gerek" dedim içimden. Farketmek, fark yaratır mı sizce? Ya üslup, değiştirir mi bir şeyleri?