Kültür · Sanat · Edebiyat
Blog

Farklı bir manzara...

Yüksel Çapal 22 May 2026 74 okunma

Farklı bir manzara nasıl karşılanıyorsa, insanın farklısı da öyle karşılanıyor. Bazen şaşkınlık hayranlığa bırakıyor kendini bazen de eleştirel bir hâl oluşuyor ya da garip geliyor insana. Bugünkü hikaye şöyle: Alışveriş sonrası caddede eve gitmek üzere yürüyordum. Yanımdan telefonda konuştuğu kişiyle tatil planları yapan kızıl saçlı bir beyefendi geçti. Yüzünü göremedim. Sadece kısa, şarap kızılı saçlarını gördüm. Konuşarak yürüyordu. Belki de bu sebepten, etrafıyla pek de ilgili değildi. Dikkatimi çeken şey, yanından geçenlerin onun yüzüne bakıp gülüp geçiyor olmalarıydı. Ben de, "Acaba yüzünde ne var da böyle karşılıyorlar?" diye merak ettim. Sonra, kulaklarındaki ikişer üçer küpeleri farkettim. Hâlâ yüzünü görme şansım olmamıştı. O önde ben arkada ilerliyorduk. Aynı tarafa doğru gidiyorduk. Merakım arttı. Çünkü insanların bakışları yine aynı şekilde devam ediyordu. "Ne olabilir ki canım?" dedim içimden. Bir ara durdu, telefonu kapattı. Ben biraz geride kalmıştım. Bir sigara yaktı. Biraz da olsa gördüm yüzünü. Pek ilginç bir şey yok gibiydi. İleride bir büfeye girdi. Ben dükkânın önüne gelince, gayri ihtiyâri dönüp içeri baktım. Bir şeyler satın alıyordu. Büfeden çıktı, o arada yüzünü gördüm. Gördüğüm şey burnundaki "piercing" oldu. Böyle şeyler görmek günümüzde çok da yadırganmıyor artık diye düşündüğüm için, daha farklı bir şey beklemiştim.Ben alışmıştım da diğerleri alışamamış mıydı? Ya da alışmak nasıl bir şeydi?