Hayat, inişleri ve çıkışları olan uzun bir imtihan yolculuğudur. İnsan bu yolda bazen neşeyle ferahlar, bazen de dertlerin ağırlığı altında ezilir. Modern dünya bizlere her şeyi hemen tüketmeyi ve her istediğimize anında ulaşmayı dayatır. Bu hız yarışı içinde ruhumuz yorulur, kalbimiz daralır ve daraldıkça çıkış yolunu sığ dünyamızda ararız. Oysa kalbin fıtri bir sesi vardır ve o ses bize her zaman iki mukaddes kavramı fısıldar: Sabır ve teslimiyet.
Sabır, sadece pasif bir bekleyiş ya da acıya katlanma hali değildir. Gerçek sabır, başa gelen musibetlerin ilk anında gösterilen metanet ve Allah’ın takdirine karşı rıza gösterme asalettir. Tasavvufi bir nazarla bakıldığında sabır, ham bir meyvenin güneş altında olgunlaşmayı beklemesi gibidir. Gecenin en koyu anının sabaha en yakın vakit olduğunu bilmektir. Hz. Mevlânâ’nın buyurduğu gibi: “Sabır, kurtuluşun anahtarıdır.” İçinizde biriken derdin, sizi ezmek için değil, aslında ruhunuzdaki kirleri temizlemek ve sizi olgunlaştırmak için gönderildiğini fark ettiğinizde sabır bir yük olmaktan çıkar, bir iksire dönüşür.
Ancak sabır, tek başına eksik kalır; onun ikizi ve tamamlayıcısı teslimiyettir. Teslimiyet, rüzgârın önündeki kuru bir yaprak gibi savrulmak değil, gemiyi limanın asıl sahibine emanet edip huzurla beklemektir. Bizler cüzi irademizle her şeyi kontrol edebileceğimizi sanırız. Planlarımız bozulduğunda, işlerimiz ters gittiğinde ümitsizliğe düşeriz. Oysa, bilmeyiz ki, bizim şer gördüklerimizde ne büyük hayırlar, hayır gördüklerimizde ne büyük şerler gizlidir. Kalbimizi Sonsuz Kudret’e teslim ettiğimizde, omuzlarımızdaki o ağır yüklerin birden hafiflediğini hissederiz. Çünkü biliriz ki, hüküm yalnız O’nundur ve O, kulunu asla zulmetmez.
Ey kalbi kırık, ruhu yorgun kardeşim! Şunu asla unutma: Seni yaratan, seni dertlerinle baş başa bırakmadı. Göğsünü daraltan her ne varsa, hepsi geçicidir. Gözyaşları kalbin abdestidir ve sabırla birleştiğinde ruhu temizler. Bugün canını yakan imtihanlar, yarın şükür vesilen olabilir. Kalbinin sesine kulak ver. O ses seni telaştan uzaklaştırıp tevekkülün sakin limanına çağırıyor. Başını secdeden kaldırma, derdini yalnızca O’na arz et ve bırak ilahi takdir senin için en güzelini inşa etsin.
Unutma, sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. Teslimiyet ise o tatlı meyvenin yetiştiği en bereketli topraktır. Kalbini ferah tut, zira Allah sabredenlerle beraberdir.