Kültür · Sanat · Edebiyat
Deneme

ŞAHSİYET

İhsan fatih Polat 09 May 2026 32 okunma

ŞAHSİYET:


Âyet: “Onlar dillerini eğip bükerek konuşmazlar.” (Nisâ, 4/145)


Hadîs: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğz etsin. Bu ise îmânın en zayıf derecesidir.” (Müslim, iman, 20)


Bu sözlerden anlaşılacağı üzere şahsiyet yani dik duruş ne kadar ehemmiyetli bir kavramdır ki o kimseler sözlerinde, eylemlerinde ve hallerinde bir örnek timsali olmak zorundadırlar. Sabır, gayret ve insani değerlere bağlılık noktasında daima bir mücadele halinde olmalıdırlar. Dik duruşun ifadesi olsa olsa budur. O kimseler; her koşulda iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar. Temsil ettikleri makamı -ki bu evvela insanlık makamıdır- şahsiyetleriyle ön plana çıkararak gerçek bir ‘Ziyâ’ nasıl olunur bunun en güzel örneğini ortaya koyarlar. İnsanı önceleyen, onun şahıs tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini (dokunulmazlığını) korumayı, ırz, can ve malını muhafaza etmeyi gaye edinen Emniyet Teşkilatı, maiyetinde bulundurduğu her memurunun her şekilde gerçek bir şahsiyet olmasını arzu eder ve buna azmeder. Bu sebeple evvela kendi şahsiyetimizi tescil etmeliyiz ki akabinde çok güzel hadiseler ve kaliteli hizmetler sadır olabilsin.

Peygamber efendimiz bir gün Safa tepesine çıkararak Kureyş kabilesine seslenir. Orada bulunan topluluğa yüksek bir sesle: “Ey Kureyş topluluğu! Ben size şu dağın eteğinde veya şu vadide size saldıracak ve mallarınızı gasp edecek düşman atlıları var desem, bana inanır mısınız?” diye seslenir. Onlar bila tereddüt: “Evet, inanırız. Çünkü şimdiye kadar senin yalan söylediğini hiç işitmedik. Seni hep doğru olarak tanıdık.” Diye cevap vermişlerdir. (Buhari Tefsir, 26) Yani orada bulunan herkesten aynı tasdiki almıştır. Bu, onun karşısında bulunan veya bulunmayan kim olursa olsun doğruluğu, dürüstlüğü, mücadelesi dolayısıyla dik duruşunu yani şahsiyetini herkese tescil ettirdiğinin bir göstergesidir “Bir Teşkilatın İnşası” işte bu müspet şahsiyetler olan Ziyâ’ların varlığı ile ancak mümkündür.

‘Şahsiyet’ ideal insan tipinin bir vasfıdır.


Şiir:


ŞAHSİYET


Kimse senden üstün değil

A Şûbesi, B Şûbesi…

Seni alçak gören rezîl!

Bilmez miydi ne öncesi?


Kimliğinden gelir yoksa

Bir i’tibâr görüyorsa

Dün geldiği yere baksa

Sen olmazdın eğlencesi


Kavuşunca imtiyâza

Lüzûm duymaz teyakkuza

Oldu ya Lât, Menât, Uzzâ

Eğdirmektir baş gâyesi


Başlar üste; tekmîl, arzlar

Nâfileler olur farzlar

Kibir dolu verir pozlar

Altındandır çerçevesi


Nutuk verir, bilgi noksân

Cesâreti formasından

Korkaklık mecmûasından

Bir acziyet göstergesi


Üç satırlık okuması

Olur ahlâk, din hocası

Şahsiyeti Çin kumaşı

Beş kuruşa bir metresi


“Bittim” deme, dirâyet et

Dönecektir devrân elbet

Geçici bir fetret zannet

Var onun da bir süresi


EBEDÎ der: At ağını

Tavassutun yüz dağını

Çek liyâkat bayrağını

Dik, şahsiyet âbidesi”