Kültür · Sanat · Edebiyat

Tanıdık bir manzara...

Yüksel Çapal 21 June 2026 67 okunma
Tanıdık bir manzara...

İnsan kendinden olana bir başka bakar. Başka türlü özen gösterir. İçten gelen güzel duygular, bazen davranışa dökülemese de, gözlere bir ışıltı, yüzlere tatlı bir sevinç yerleşiverir. Biz farketmesek de, başkaları fark ediverir. Bu kez bir okulun yıl sonu programındaydım. Okulun konferans salonu epeyce doluydu. Yanımda 17-18 yaşlarında bir kız ve onun yanında, annesi olduğunu düşündüğüm bir hanım oturuyordu. Annesi elindeki telefonla ilgileniyor, bir yandan da bir şeyler konuşuyorlardı. Zamanı geldi ve öğrencilerin gösterileri başladı. İlk grup çıktı. Güzel bir koro çalışmasıydı. Kız herkes gibi, onlardan alkışını esirgemedi. Sıradaki gösteri için anons yapıldı. Yerinden hafifçe kalkıp sahneye baktı. Sanki aradığını bulamamış gibiydi. Yerine yerleşti, izlemeye koyuldu. O da güzel bir gösteriydi. Emek kokuyordu. "Kim bilir ne zamandan beri hazırlanıyorlar." diye düşündüm. Kaç kez prova yaptılar, kaç kez ter döktüler dedim içimden. Ama bence yorulmalarına değmişti. Bir sonraki gösteride kız, tekrar bir bakış attı sahneye, sonra geriye doğru yaslandı. Hatta bir ara pozisyon değiştirip pek ilgilenmiyor gibi durduğunu gördüm. Benim gözlemime göre bunlar, sıkılma ya da uykusunun gelmesinin emâreleriydi. Bu arada her gösteriden sonra salonun azar azar boşalması dikkatimi çekti. İşte ne olduysa sıradaki gösteri anons edilip kız sahneye bakınca oldu. Gözleri parladı ve heyecanlı bakışları bana da uğradı. Hatta sahneye bakıp, bazı hoş mimikler yaptığını gördüm. Annesi de elindeki telefonu bu kez sahneye doğru doğrulttu. Video çekiyordu. Bu gösteri bitince onların canlı alkışlarına şahit oldum. Biraz sonra da çocuklardan birisi yanımıza doğru gelip ablası ve annesi olduğunu düşündürten bu hanımlara, az önce sahnede kullandığı ve işinin bittiği belli olan kağıdı verdi. Ablası kağıda baktı. Okudu.Kardeşine dönüp, "Çok güzel oldu." bakışı atıp tatlı tatlı gülümsedi. Ve yanağına bir öpücük kondurdu. Çocuk da hâlinden memnun bir şekilde arkadaşlarının yanına geçti. Güzel şeyler bunlar... Canından, kanından olana başkaca bir yakınlık duymak... "Kalbimize sunulan bu güzel duygular, Allah'ın ikramı." diye, bir minnet duygusu sardı beni. Bir de bizden olmayana istemeden de olsa özensizliğimizin kaygısı... Sahnedeki çocuklar heyecanla bakıyorlardı yüzlerimize. Biz ise aralarında bir tanıdık arıyorduk. Ne dersiniz, o tanıdık çehreyi bulamasak da, gerçekten alkış tutar mı kalplerimiz?