Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi
Kültür 17 January 2026 5 dk okuma

Haçlı seferleri

Bu makale kıymetli yazarımız ve aynı zamanda kutlu zuhur dergimizin Malatya Turgut Özal üniversitesi'nin temsilcisi olan eslem hanım tarafından yazılmıştır.

Eslem Filiz
Yazar
HAÇLI SEFERLERİ ​GİRİŞ ​Ortaçağda İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını karşı karşıya getiren en önemli olay Haçlı seferleridir. Haçlı seferleri, Müslümanları durdurmak ve onları yok etmek için başlatılmıştır. Yüzyıllar boyunca İslam dünyası karşısında gerileyen Haçlılar, dinin sadece psikolojik bir etken olduğunu düşündükleri için emperyalizm hareketini başlatmışlardır. Yaklaşık iki yüz yıl haçlılarla mücadele eden İslam dünyası ağır güç kayıpları yaşamış ve batı dünyasıyla kültürel, ticari ve askeri alanda etkileşim yaşamışlardır. Haçlılara karşı koyabilecek tek gücün Türkler olduğu düşüncesi hâkimdi ve Türkler, İslam dünyası için oldukça güçlü bir konumdaydı. İslam dünyası Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki bu çarpışmanın ancak Türklerin eliyle sağlanabileceği fikrindeydi. Haçlı seferinin başlamasında birçok neden olsa da asıl sebebi Doğuda ve Batıda yaşanan gelişmelerdir. ​Batıda Yaşanan Gelişmeler ​yüzyılda batıda siyasi, sosyal, ticari ve dini bazı önemli gelişmeler olmuştur. Siyasi güç kralların, dini güç ise papaların elinde bir nüfuz mücadelesi haline gelmiştir. Bu güç mücadelesi Haçlı seferi sırasında da açıkça görülecektir. ​Hristiyan Hacılara Zorluk Çıkarma Propagandası: Batı dünyasında, 638 yılında Müslümanların Kudüs'ü fethettiği zaman Hristiyan hacılara kutsal yerlere gitmesi için zorluk çıkardıkları ve doğu Hristiyanlara zulmettikleri düşüncesi Haçlı seferlerinin sebepleri arasında yer alır. Papalar, Doğu Hristiyanları kurtarmak için sefer hazırlıklarının yapılmasını söylemiştir. ​Feodalizmin Yarattığı Sosyal Yapı: Avrupa'nın temel iktisadi ve sosyal yapısı feodalizmdi. Toprağı elinde bulunduran "senyörler" ve bu toprakları işleyen "serfler" vardı. Genişleme durduğu için toprak gelirleri gerilemiş ve azalan gelirler için yüklü vergiler alınmaya başlanmıştır. Bu durum krizlere ve üretimin düşmesine sebep olmuştur. Serfler; hür serfler ve toprağa bağlı serfler (toprakla birlikte satılabilenler) olarak ikiye ayrılıyordu. Kıtlık zamanlarında senyörler yükten kurtulmak için serfleri hür bırakıyor, işsiz kalan bu kitleler asayişi bozuyordu. Asilzadeler ve din adamları, güvenliği tehdit eden bu serfleri Avrupa'dan uzaklaştırmak için dini motifleri çözüm olarak kullandılar. Fakirliklerinin zenginliğe dönüşeceği ve kafir Türklere karşı savaşarak cennete gidecekleri vaadiyle serfler sefere ikna edildiler. Bu kitleler, Kudüs yolunda Almanya'da Yahudileri, Macaristan'da Macarları ve ardından Belgrad ile Sofya'da yerel halkı katledip yağmalamışlardır. Kutsal yerler için yola çıkan bu serfler aslında ganimet ve yağma için mücadele etmişlerdir. ​Şövalye Sınıfının Oluşması: Kuzeyden gelen barbar saldırılarına karşı Avrupa'da askeri bir sınıfın varlığı gerekli olmuştur. Başlangıçta köylüleri korumak için ortaya çıkan şövalyeler, zamanla durdurulamaz bir güç haline geldiler. Papa II. Urbanus döneminde, mensubu olduğu "Cluny Tarikatı" haçlı fikrini canlandırmak için çaba harcadı. Şövalyeler "İsa'nın Askerleri" olarak anılmaya başlanmış; macera arayışları ve öç alma duyguları kilisenin emrine girmiştir. ​Doğuda Yaşanan Gelişmeler ​Mezhepsel Ayrılık: Hristiyanlık teolojik olarak Roma (Katolik) ve İstanbul (Ortodoks) olarak ikiye ayrılmıştır. Bu iki merkez dışındaki mezhepler baskı altında kalmıştır. Doğudaki gelişmeler birliğin bozulmasına ve Bizans'ın bütünlüğünün tehdit edilmesine neden olmuştur. ​Malazgirt Zaferi: 1071 Malazgirt Muharebesi'nde Sultan Alparslan, Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'i mağlup ederek Anadolu'nun kapılarını açmış ve Kudüs'ü elinde tutmuştur. Bu durum Bizanslılarda büyük bir korku ve endişe yaratmıştır. Türklerin batıya ilerleyişi Bizans'ın toprak kaybına neden olmuştur. Avrupa'nın ana hedefi, bu ilerleyişi durdurmak ve İslam düşmanlığı ile Kudüs sevgisini kullanarak Avrupa kimliğini oluşturmak olmuştur. ​HAÇLI SEFERLERİ SÜRECİ ​1. Haçlı Seferi (1096-1099) ​Bizans, gelişmeler üzerine Papa II. Urbanus'tan yardım istedi. 1095'teki konsilde papanın çağrısıyla büyük bir katılım sağlandı. Hareket başlangıçta dini görünse de aslında Avrupa'nın doğuda egemenlik kurma mücadelesiydi. 1096'da gelen ilk gruplar pusuya düşürülse de, 1097'de düzenli ordular İznik'i kuşattı. Türkler Konya'ya çekilmek zorunda kaldı. Haçlılar 1098'de Antakya'yı ele geçirdiler. Selçuklular ve Fatimiler arasındaki mezhepsel mücadele Haçlıların işini kolaylaştırdı ve 15 Temmuz'da Kudüs düştü. Haçlılar Kudüs'te büyük bir katliam yaparak yaklaşık 70.000 Müslümanı ve Yahudileri öldürdüler, kutsal mekanları yağmaladılar [cite: 201-205]. ​2. Haçlı Seferi (1147-1149) ​[cite_start]Atabeg Zengi'nin 1144'te Urfa'yı geri alması Avrupa'da yeni bir sefer hazırlığına neden oldu. Alman İmparatoru III. Conrad ve Fransız Kralı VII. Louis yola çıktı. III. Conrad 1147'de Eskişehir yakınlarında Sultan Mesud tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı. Türkler, sahile yönelen Fransız ordusunu da yıprattı. Bu seferde geride kalan 3000 Hristiyan askere Türkler iyi davranmış, bunun üzerine bu askerler Müslüman olmuştur. Ancak bu zaferlere rağmen Selçuklular sahillerdeki hakimiyetlerini kaybederek Anadolu içlerine çekilmek zorunda kalmışlardır [cite: 220-223]. ​3. Haçlı Seferi (1189-1192) ​[cite_start]Selahaddin Eyyübi'nin 1187'de Hıttin Savaşı ile Kudüs'ü geri alması üzerine başlatılmıştır. Müslümanlar, Haçlıların aksine şehirden ayrılan Hristiyanlara zulmetmemiş ve gitmelerine izin vermiştir. ​4. Haçlı Seferi (1202-1204) ​Bu sefer tamamen amacından sapmıştır. Avrupalılar başarısızlıklarından Bizans'ı sorumlu tutuyorlardı. Haçlılar Kudüs yerine İstanbul'a yöneldiler. 1204 yılında İstanbul'da büyük bir vahşet ve yağma gerçekleştirdiler; kiliseleri, kütüphaneleri talan ettiler. Bu olay Katolik ve Ortodoks dünyasını kesin olarak ayırmıştır. Bizans o kadar nefret dolmuştur ki, "İstanbul'da Latin serpuşu görmektense Osmanlı sarığı görmeyi yeğleriz" sözü bu dönemin mirasıdır. ​Sonraki Seferler ​5. Haçlı Seferi (1217-1221): Ticari amaçlıdır, Mısır'da Dimyat ele geçirilmişse de Müslümanlarca geri alınmıştır. ​6. Haçlı Seferi (1228-1229): Alman II. Friedrich, aforoz edilmesine rağmen anlaşma yoluyla Kudüs'ü savaşmadan geri almıştır [cite: 254-260]. ​7. Haçlı Seferi (1248-1254): Kudüs'ün tekrar Müslümanlara geçmesiyle IX. [cite_start]Louis tarafından başlatılmış, ancak Memlüklüler karşısında bozguna uğramışlardır [cite: 263-265]. ​8. Haçlı Seferi (1270): IX. [cite_start]Louis'in Tunus seferidir; salgın hastalık nedeniyle kral ve ordunun çoğu ölmüş, sefer başarısız olmuştur. ​SONUÇ ​Haçlı seferleri Müslümanları Orta Doğu'dan atmak amacıyla başlasa da zamanla dini idealini yitirip bir yıkım ve nüfuz mücadelesine dönüşmüştür. Müslümanların yüzyıllardır uyguladığı hoşgörü politikası, Haçlıların canice katliamları nedeniyle sarsılmıştır. Ekonomik açıdan ise İtalyan şehir devletleri ticarette büyük kazançlar sağlamış ve sigortacılık gibi sistemler doğmuştur. Seferlerin başarısızlığı Katolik kilisesinin ve papanın otoritesini sarsmıştır. ​Kaynakça: Halil İnalcık, Steven Runciman, Amin Maalouf, Claude Cahen, İbrahim Kafesoğlu.
Paylaş:

Bunları da Beğenebilirsiniz

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Benzer içeriklerin e-posta kutunuza gelmesi için bültenimize abone olun.